Eskiden Henüz derecelendirme yok.

Eskiden… Yoğurda şeker katmadan yenilmeyeceğini sanırdım… Ve babam bana 5 tl karşılığında çorba içirir ve kitap okuturdu… Eskiden… Ramazanlarda sobanın karşısına sofrayı kurup annemin kat kat ıspanaklı böreği çıkarmasını beklerdik… O zamanlar tek derdim belki de annemin kat kat böreği, sucuklu yumurta ve helvayla çay içmekti herhâlde… Haa bir de ailem Eskiden… Kardeşlerimle hep birlikte…

Bir Dilek Hakkı Henüz derecelendirme yok.

Bir tane dilek hakkım olsaydı. Sadece bir kaç dakikalığına başka bir insan olmayı dilerdim. Başka bir insanın hakkımda ne düşündüğünü öğrenmek böyle çok kolay olurdu. Tamam derdim, sadece tamam. Hiç bir soru sormazdım. Düşünsenize böyle olduğunu… Burada size şunu tavsiye edebilirim… İçinizde hiç bir şeyi tutmayın. Ne düşünüyorsanız, söylemeniz gerekir… Söylemeyince, söyleyecekleriniz birikir, birikir, birikir…

Zaman Henüz derecelendirme yok.

Cuma namazında ön saflarda 8-9 yaşlarında bir çocuk vardı. Camiye tek başına geldiğini her hareketiyle belli ediyordu. Annesi üzerini zorla giydirmiş ve camiye göndermişti büyük ihtimalle. Çocuk tıpkı benim küçüklüğümde namaz kılarken aynı babamı taklit etmem gibi, ara sıra sağa sola bakınıyor, yanlış kılarsam rezil olurum düşüncesi aklından gitmiyordu belki de… Giysileri… Küçük bir çocuğun…