Ev / Cihat Kutluca Blog / Sana güveniyorum.. Ama so…

Sana güveniyorum.. Ama so…

Hepimiz pencere camının en üstüne tırmanmaya çalışan sinekler gibiyiz. Düşüyoruz ve tekrar tırmanıyoruz ve hiçbirimizin aklına uçmak gelmiyor…

Ankara Kızılay’da, Sıhhiye’de, Ulus’ta, Mamak’ta, Keçiören’de, Emek’te, Bahçeli’de, Çankaya’da, Ümitköy’de, Sincan’da, Batıkent’te kaç tane insan varsa aynı yerlerden geçmişiz, aynı banklarda oturmuşuz… Gitmediğimiz, ayak basmadığımız yer kalmamış bu şehirde. O kadar küçültmüşüz ki burayı avuçlarımızda; yürürken çarptığımız insanlara bile isim vermişiz.

– Sana güveniyorum.. Ama so…
– Şş… Bana annene güvendiğin kadar güvenebilirsin.
– Anneme güvenmiyorum ki?

Bazen uyur kalır, bazen can sıkıntısından, bazen duymadığımdan/görmediğimden, bazense bir yerde unuttuğumdan telefonlara cevap vermezdim. Sen sıkılmadan birinci gün, ikinci gün, üçüncü gün, beşinci gün, dokuzuncu gün, ondokuzuncu derken bir ay boyunca aralıklarla kontrol eder, ulaşamayınca “ne halt yersen ye” diye mesaj atıp boşver gitsin derdin… Annem sıkılmadan birinci dakika, ikinci dakika, üçüncü dakika, üçüncü dakikanın otuzuncu saniyesi kontrol eder, ulaşamayınca “başına bir şey mi geldi” diye ağlamaya başlardı.. Hatırlıyor musun?

– kendini toparladın mı, iyisin değil mi?

– Olmadı, toparlayamadım. keşke bizim buralara çok gelmeseydin. Şimdi ekmek almaya çıkarken bile seninle gezdiğimiz yerleri görüyorum. Çok üzülüyorum. Sana dedim ben değil mi? Şarkı seçmeyelim, şarkımız olmasın. Sen dinlemedin, illa seçtirdin bir şarkı. Bak onu da dinleyemiyorum. Allah’tan orada burada çok çalan bir parça değil de duyup da dağılmıyorum. Aldığın hediyeleri atamadım, ama bakamıyorum da.. Ne olacak onlar? Öyle görmeyeceğim bir köşeye koydum hepsini, orada olmaları bile bana acı veriyor ama çöpü de hak etmediler. Bir sürü şey yazmışsın bana, onları da okuyamıyorum. Kâğıtları sırf elin değdi diye saklıyorum. Bu kadar arabesk bana fazlaymış, dayanamıyorum. Hep iyi yönlerini hatırlıyorum. Terkedip gittiğin gün aklıma bile gelmiyor.

ALINTI

Ayrıca Kontrol Et

12 Ada – Türkiye’nin Kayıp Toprakları

İkinci Dünya Savaşından sonra toplanan Paris Barış Konferansına Türkiye de resmen davet edilmişti. Ancak İsmet …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir