Ana sayfa / Cihat Kutluca Blog / Senin Derdin Ne / Mektuplar

Senin Derdin Ne / Mektuplar

Eskiden küçük şeylerle mutlu olmasını bilirdim. Hiç tanımadığım birisine karşı bir şeyler hissetmek için onunla konuşmak bana aşırı lüks gelirdi. Hatta onunla konuşmak ona olan hislerimin azalmasını sağlardı. O böyleydi, böyle iyiydi. Kusursuzdu. Konuştukça azalacaktı duygular, hisler… Kusurlar ortaya çıkacaktı.

Oysa onu öylece izlemek… Nereye gittiğini merak etmek, neler düşündüğünü merak etmek, sesini merak etmek…

– Güldüğünü görmek istiyorum, neye güldüğünü değil. Yürüdüğünü görmek istiyorum, nereye yürüdüğünü değil.

Seni böylece izlerken her şeyin hayallerimdeki gibi olduğunu düşünüyorum. Belki öylesin? Muhakkak öylesin. Seninle karşılıklı oturup konuşmak yerine bütün hayatını uzaktan izlemeyi, böylelikle seni en ince ayrıntına kadar çözmeyi diliyorum.

– Geçtiğin yollara benim için izler bırak.

Seninle konuşacak kadar cesaretli değilim. Çekiniyorum evet, duygular eksilecek diye… Belki uygun zaman değil, belki de hiç bir zaman uygun zaman olmayacak. Belki soğudu kalbin, belki de seni soğuttular her şeyden. Belki de alıştın olup biten her şeye…

Açık kahverengi montunun ipliğine bakıyorum. Bütün bir kış boyunca boynunun iki kenarında sallanıp duracaklar. Aslında benim yerim de orası olmalıydı.

Cihat KUTLUCA
1Kasım2021 21•05

Bir Cevap Yazın