Ana sayfa / Cihat Kutluca Blog / Senin Gibiyim / Senaryolar

Senin Gibiyim / Senaryolar

(Uzun zaman sonra tekrar bir araya gelen iki arkadaşın, doğunun eski bir köyünde kerpiç bir evde aralarında geçen muhabbet)

Elindeki tezeklerden birisini sobanın içerisine atarak, dirseğe yakın olanını soba altlığının üzerine koydu. Onu izlediğimi biliyordu. Yanıma oturdu.

– Ee nasılsın bakalım görüşmeyeli?
– Nasıl olayım işte, bildiğin gibi…
– Öyleyse halen olacakların en kötüsünü düşünüp üzülmeye devam ediyorsun.

Lafı ağzımdan almıştı. Harlanan soba soğuk yüzümün bir yanını yakacak derecede tamamen kurutmuş diğer yanında soğuk damlacıklar oluşturmuştu.

– Geçen hafta bu düşünceyi yenmeyi bir kez denedim. Belki düşündüğüm gibi olmaz diye düşündüm.
– Sonra?
– Düşündüğüm gibi oldu. Bir süre güldük. “Beni sevmediğini düşünmem beni sevmediğini söylemesinden daha iyiymiş.”
– Seni sevmediğini mi söyledi?

Montumun naylon iç yüzeyi kollarımı terletmeye başlamıştı. Çıkarıp kanepenin üzerine koydum. Sobanın yanına gelerek önce avuçlarımın içini ısıttım, sonra arkamı dönerek ellerimi arkadan bağladım. Yüzüm ona dönüktü.

– Beni sevmediğini söylemedi ama… Mutlu olamazmışız öyle dedi. İşte duygularını içinde saklayan biriymişim, ben söylemeden o benim içimden geçenleri nereden bilecekmiş falan… Bildiğin şeyler işte…

– “Olsun biz de mutsuz oluruz” demedin mi? Karşılıklı güldük.
– Sen nasılsın?
– Ben de nasıl olayım işte. Senin gibiyim…

2 Yorumlar

  1. Seni sevdiğini düşünmen, seni sevmediğini söylemesinden daha iyidir.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: