Cihat Kutluca Kimdir?

Öğretmen ve aynı zamanda blog yazarı olan Cihat KUTLUCA, 23 Mayıs 1992 tarihinde Mersin’in Anamur ilçesinde dünyaya geldi. İlkokul, ortaokul ve liseyi Sivas’ın Gemerek ilçesinde tamamladı. 2010da Cumhuriyet Üniversitesi Fen Bilimleri Öğretmenliği bölümünü kazandı ve bu üniversiteden 2014 yılında mezun oldu. Mezun olduktan sonra Sivas’ta 1 sene ücretli Kimya Öğretmenliği yapan Cihat KUTLUCA, 2015 Eylül ayında Erzurumda bir köy okuluna Fen Bilimleri Öğretmeni olarak atandı. Atandıktan bir sene sonra Ağustos Celb döneminde askere gitti. Ankara Mamak’ta acemi birliğini yaptıktan sonra, askerliğini Edirne 54. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında tamamlayan şair atandığı kurumda öğretmenlik görevine devam etmektedir.

Cihat KUTLUCA, henüz lise yıllarında iken şiire ve edebiyata ilgi duymaya başlamış, bu yıllarda yazdığı şiir ve hatıralarını blog sitesinden uzun yıllar yayınlamıştır. Çeşitli dergilerde ve haber sitelerinde makale ve şiirleri yayınlanan Cihat KUTLUCA edebiyatla ve insani duygularla her an iç içe olmaya çalışmıştır. Henüz resmi olarak yayınlanmış bir kitabı yoktur. Yazılarını kutlucacihat.com adresinde yayınlamaya devam etmektedir.

Hakkımda

252283__the-dark-knight-street-joker-clown-mask_p

Annemden duygusallığımı, babamdan inatçılığımı almışım. Küçük şeyleri kafaya takmayı çok severim. Çünkü küçük şeylerin aslında büyük olduğuna inanırım. Çünkü insanlar küçük şeylerin aslında büyük olduğunu bilmez veya bilmek istemez. Telefonumun şarjı bir çubuk azalınca dahi morali bozulabilecek bir insanım. Benim için hayatımda ki her şey kusursuzca olmalıdır.

Yaptığım bir iş konusunda eleştirilmeye tahammülüm yoktur. Basit ve küçük şeyleri kafama taktığım gibi, basit ve küçük şeylerle mutlu olabilen bir insanım. Samimiyetin dünyada ki en önemli duygu olduğuna inanıyorum. Tamirden çok iyi anlarım ve her zaman insanlarda bu dalda yardım etmeye ve iyilik yapmaya çalışırım. Boş zamanlarımda değil, en nadide zamanlarımda şiir yazarım. Dini, siyasi bir çok düşüncem vardır fakat bunları kimseyle paylaşmam ve kimseyle bu konularda tartışmaya girmem.

İnsanların geneli tarafından gereksiz görülen fakat ciddi derecede etkilendiğim takıntılarım (ağız şapırtısı, çay hüpürdetme, horlama vs) vardır. Bu takıntılar çoğu zaman dizlerimin sızlamasına sebep olur. Yüzeyi dümdüz ve pürüzsüz bir kumdan yüzeyin bozulması… Yaş tahtaya çivi çakarken yanlış bir hamleyle çivinin rahat girebileceği bir zeminde eğilmesi… Bir karenin asla tam keskin bir kenarının olmaması…