Dünyanın Kalbini Okudunuz Mu?
Blog / Hatıralar / Zaman Henüz derecelendirme yok.

Zaman

Cuma namazında ön saflarda 8-9 yaşlarında bir çocuk vardı. Camiye tek başına geldiğini her hareketiyle belli ediyordu. Annesi üzerini zorla giydirmiş ve camiye göndermişti büyük ihtimalle. Çocuk tıpkı benim küçüklüğümde namaz kılarken aynı babamı taklit etmem gibi, ara sıra sağa sola bakınıyor, yanlış kılarsam rezil olurum düşüncesi aklından gitmiyordu belki de… Giysileri… Küçük bir çocuğun giysileri yaşı büyük bir insana, giysiden öte çok şey hissettiriyor…

Cami çıkışında mavi plastik terliklerimi ayağıma çektiğim gibi, eve giderken 60-70 yaşlarındaki bir adam bastonuna dayanarak tek kişinin geçebileceği dar kaldırım yoldan ağır ağır ilerliyordu. Hızlı yürümeyi seven bir insan olarak adamın arkasında içimden, “Hadi Amca Hadi” deyip, onu geçmeye çalışırken, camide ki çocuk geldi aklıma. Çocukluktan gençliğe ve gençlikten yaşlılığa. Düşündüm de… Zaman ne de çabuk geçiyor.

Bir çocuğun ellerinin küçüklüğü ne kadar da garip, giydiği giysiler, hal ve hareketleri… Bende böyleydim kesinlikle. Ve zamanın geçişini, bir çocuğun ellerini tuttuğum an anlıyorum. Benimde ellerimi iri bir el tuttu ve aynı şeyleri hissetti belki de. Bazen küçük bir el size zamanı tam olarak anlatabilir.

Bir çocuğa baktığınızda aslında onda kendinizi görürsünüz. Küçükken yapamadıklarınız, tekrar yapmak istedikleriniz, yüzünü tekrar görmek istediğiniz insanlar ve hatıralar… Yıllar sonra bir çocuğun saçını okşarken hep düşüneceğimiz şey bu olacak: Zaman ne de çabuk geçiyor…

İnsanın hayatında asla unutamayacağı şeyler vardır… İyi ve ya kötü, doğru ya da yanlış… Bazı şeyleri hiç unutmazsınız. Bir insanı, sadece bir ay neler yaşadığını, nerelere gittiğini, nasıl davrandığını izleyebilseniz aslında bir ismin altında koskoca bir hayat ve amaç olduğunu anlarsınız. İnsanlar, isimlerinden çok daha ötesidir.

Ve namaz çıkışında herkes dağılmıştı. Sonra şunu düşündüm, en gencinden en yaşlısına kadar herkesin kendine göre uğraşacağı bir işi var. Emeklinin, öğrencinin, ev hanımının, memurun, işçinin ve çocukların… Bunları düşünmediğim zamanlarda, bende bu dağılan insanlarla birlikte geçen zamanın farkına varmayacağım. Ve zaman akıp gidecek… Ve hep beraber yelken açacağız zaman rüzgârına.

İnsan bir geminin odasındaymış gibi hayatını tamamlıyor ve ara sıra güverteye çıkıp ne kadar zamanının kaldığına bakıyor işte, hepsi bu…

Cihat KUTLUCA

Bu Yazıyı Beğendin Mi?

Hakkında Cihat KUTLUCA

23.05.1992 Mersin doğumludur. İlk/Ortaokul, Lise ve Üniversite’yi Sivasta okudu. Şimdi Erzurum’da Fen ve Teknoloji Dersi Öğretmenliği yapmaktadır.

Ayrıca Kontrol Et

Benim Bıçağım Var

Üniversiteyi ilk kazandığım zaman süleymancılar diye tabir edilen yurtta üç ay kalmıştım. Geceleri uyumamaya liseden …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir